Giriş

Geleceğin Tarihi İle İlgili Genel Yaklaşım ve Açıklamalar

Çalışmada neden sadece hadisler alındı?

Söz konusu bilgiler gelecekte olacak olaylarla ilgilidir. Gelecek ise gayb’tır ve bilgi alanımızın dışındadır. Gayb ile ilgili bilgiler ancak ayet ve hadislerle bildirildiyse güvenli olarak bilinebilir. Bunun dışında gelecekle ilgili haberlere güvenilmez.

 

Kıyamet ve sonrası ile ilgili birçok ayet olmasına rağmen, kıyamet öncesi yaşanacaklar çok az ayette konu edinilmektedir. O ayetlerin neyi işaret ettikleri konusunda da ihtilaflar vardır. Bazı alimler ayetlerde geçenlerin kıyamet öncesi olaylara (örneğin Hz. İsa’nın inişine) işaret ettiğini söylerken, bir kısmı ise ayetin daha farklı yorumları olabileceğini ifade etmektedirler. Hem az sayıda olması hem de tartışma konusu edilmemesini istediğimiz için, son kısım hariç ayetleri çalışmaya dahil etmedik.

 

Yine geleneğimizdeki, “takva sahibi insanların da Allah (c.c)’ın bildirmesi ile bazı keşiflere ulaşabileceğini ama bu keşiflerin doğruluğunun ya da yanlışlığının ancak kendisini bağlayacağı”  yaklaşımına uygun olarak Hz. Peygamber dışında keşif yoluyla elde edilen bilgileri de sunmayı uygun bulmadık. Ama Şii kaynakları hadis ile imamların sözleri konusunda derin bir ayrım gözetmediklerinden Şii kaynaklarında yer alan Hz. Ali'ye yada İmamlara ait ifadeler bazı yerlerde hadislerle karışmış olabilir.

 

Bunların dışında bir de ayet ve hadislerden yola çıkarak yapılan yorumlar konu edilebilirdi ama yorum, yorumu yapanın bilgi ve kabiliyetine bağımlıdır ve yanlış olma ihtimalini de taşır. Zaman ilerledikçe, ortaya çıkan gelişmeler, yorumun isabetli olup olmadığını da ortaya çıkarır. Yorumları da sanki tartışılmaz gerçeklermiş gibi kabul etme tehlikesi dolayısıyla, bu tip açıklamaları da koymamayı daha uygun bulduk. Yine de bazı yerlerde, hadisleri aldığımız kaynakların yazarları tarafından yapılan açıklayıcı az sayıda yorumu eklemekte fayda gördük.

 

Ayetlerde gaybı ancak Allah’ın bileceği bildiriliyor. Hadislerde gelecekle ilgili bu kadar bilgi verilmesi nasıl anlaşılabilir?

O, gaybı bilendir. Kendi gaybını kimseye açmaz.

Ancak elçilerinden hoşnud oldukları müstesna. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına gözetleyiciler koyar.

(Cin, 26-27)

 

Ayette gaybı Allah(c.c)’ın bildiği ama elçilerine de bildirdiği ifade edilmektedir. Yine de bu ifade, elçinin sınırsız olarak gaybın tamamını bildiği anlamına da gelmemektedir. Birçok ayet-i kerimede, Hz. Peygamber'den, kendisine sorulan sorulara “ben gaybı bilmem” diye cevap vermesi istenmiştir.  Özellikle, tebliğin ilk yıllarında sıkça karşılaştığı, “kıyametin ne zaman kopacağı” ile ilgili sorular bunlardandır. Verdiği cevaplardan Hz. Peygamber’in, kıyametin ne zaman kopacağı bilgisine sahip olmadığını anlıyoruz.

 

Kur’an-ı Kerim’in bir kitap olarak tek bir seferde inmediği, 23 yılda, çoğunlukla da bir olay ile bağlantılı olarak, ayet ayet indirildiği gözden uzak tutulmamalıdır. Kıyamet öncesi ile ilgili hadisler incelendiğinde, Hz. Peygamberin hayatının sonuna doğru, özellikle veda haccından sonra söylendikleri görülüyor.

 

Hz. Peygambere, kıyamet ve öncesi ile ilgili bilgilere, peygamberliğinin başlarında sahip olmadığı , peygamberliğinin sonlarına doğru kendisine bildirildiği, onun da bu bilgileri ashabı ile paylaştığını düşünmek herhalde yanlış olmasa gerek...

 

Çalışma kıyamet öncesi ile ilgili hadislerin tamamını kapsıyor mu?

Hayır kapsamıyor.

 

Öncelikle, herhangi bir konudaki tüm hadislere ulaşmak neredeyse imkânsızdır. Sahih kabul edilen hadis kitapları, hadislerin az bir kısmını kapsamaktadır.

 

Biz de ulaşabildiğimiz hadislerin tamamını almadık. Amacımız, bu konudaki tüm hadisleri içerecek şekilde bir akademik çalışma yapmak değil, konu hakkında ilgi duyanlara, ipuçları elde edebilecekleri genel bir yapı sunmaktır. Bu yüzden konuyla ilgili hadislerin bir kısmını seçerek sunmayı tercih ettik.

 

Seçimi yaparken de şunları göz önünde bulundurduk:

  • Anlaşılması güç hadislerdense aynı konudaki daha kolay anlaşılabilir hadisleri seçtik.

  • Varsa, ana kaynakları daha güçlü ve bilinen (kütüb-ü sittede  geçenler gibi) hadisleri tercih ettik.

  • Birbirlerini desteklerken, aynı zamanda konunun farklı yanlarını da ortaya koyanları birlikte sunmaya çalıştık. Tekrarları azaltmaya gayret ettik.

  • Çok sık olmasa da, zaman zaman karşılaşılan, aynı konuda, farklı anlamlara gelebilecek bilgiler içeren hadisi şeriflerden, konu bütünlüğüne daha uygun gelenleri almayı tercih ettik.

  • Her hadisin başında, hadise ulaşılan kaynak, yukarıdaki kısaltmalara uygun olarak belirtildi. Hadisin alt tarafında ise, eğer ulaşılabildiyse, hadisin geçtiği orijinal kaynaklar belirtilmeye çalışıldı.

  • Hadisler, mümkün olduğunca, olayların tarihsel sıralamasını gösterecek şekilde verilmeye çalışıldı.

 

Çalışmaya dahil edilen hadisler güvenilir mi?

Hayır, tam olarak güvenilir olduklarını söyleyemeyiz.

 

Bu konudaki hadislerin sıhhat derecesini tetkik etme imkanımız yoktu. Dolayısıyla, içlerinde hadis ilmine göre zayıf, hatta belki de münker hadisler bulunabileceği gözden uzak tutulmamalıdır. Bu durumu hafifletmek için, imkân olduğu ölçüde, aynı konuda, farklı kaynaklardan gelen, birden fazla hadisi beraberce sunmaya gayret ettik.

 

Öncelikle belirtmek gerekiyor ki, verilen hadislerin az bir kısmı sahih kabul edilen hadis kitaplarında yer alıyor. Eğer, tersi olsaydı, verilen hadislere çok daha fazla güvenle bakabilirdik. Öte yandan, daha önce de belirttiğimiz gibi, bir hadisin sahih kabul edilen 6 hadis kitabında yer almaması hadisin Hz. Peygamber tarafından söylenmediği anlamına da gelmiyor. Rivayet zincirindeki problem yada o dönemde bahsedilen hadis kitaplarını oluşturan alimlerin ilgili hadise ulaşamamaları gibi sebeplerle muteber kabul edilen 6 hadis kitabında bulunmayan hadislerin sayısı, bulunanlardan çok daha fazladır.

 

İslam tarihinde, siyasi amaçlarına ulaşmak için Hz. Peygamber’in söylemediği sözleri, o söylemiş gibi rivayet edenlerin olduğu da bir vakıa. Hz. Peygamberin kendilerini övdüğü, destek olunmasını istediği ya da rakiplerini kötülediği yönünde hadisler rivayet edilmiş. Mesela, siyah bayraklılarla ilgili hadisler buna örnek verilebilir. Abbasiler de bu tanıma uymaktadırlar. Bu açıdan Abbasilere döneminde siyasi destek sağlamak için hadisler uydurulmuş olabileceği ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır. Diğer yandan  yine Abbasilerin, bahsedilen hadislerdeki desteği sağlayabilmek için, kendilerinin buna uygun davranmış olabilecekleri de bir başka ihtimaldir.

 

Benzer şekilde gelecekle ilgili haberler için kullanılan ve "kendini gerçekleştiren kehânet" olarak bilinen durum da gözden kaçırılmamalıdır. (Genel değim olduğu için kullandık, yoksa Hz. Peygamberi kehanet ile nitelemekten Allah'a sığınırız.) Hz. Peygamber'in Süfyani'ye karşı savaşacak orduyu siyah bayraklı olarak nitelediği ve övgüyle bahsettiği haberler mevcutken, gelecekte Süfyani ve taraftarlarının tanımına uyan bir düşmanla savaşmak için gönderilecek bir ordunun, hangi renk bayrak kullanması tercih edilir?

 

Kıyamet öncesi ile ilgili hadislerde yaşanan en ciddi problemlerden bir diğeri zamanın getirdiği değişimdir. Daha sonra ortaya çıkan teknik ya da toplumsal birçok husus Hz. Peygamber zamanında yoktu dolayısıyla dilde karşılığı da yoktu. Örneğin, gelecekte bilgisayarların ya da uçakların kullanılacağı anlatılmak istense nasıl anlatılabilirdi? Bu yüzden anlatımlarda sıklıkla mecazlar kullanılmıştır. Maalesef bahsedilen olay ortaya çıkmadan önce, neyin mecaz, neyin gerçek olduğunu belirlemek oldukça zordur; sadece tahmin edilebilir.

 

Yine, Hz. Peygamber dönemindeki yerlerin ve o yerlerde yaşayan toplumların isimleri değişmiş, o zamanda var olmayan birçok topluluk ortaya çıkmıştır. Mesela Amerikalılar ve Ruslar o tarihte yoktular; Türkler Anadolu'da değil, Orta Asya'daydılar; Şam bir şehir adı değil bir bölgenin adıydı,...

 

Tüm bu zorluklar göz önüne alındığında, çalışmada geçen hadislere nasıl yaklaşılmalıdır?

Bu soruya verilebilecek en uygun cevap “temkinli yaklaşılmalıdır” olsa gerek. Maalesef, okuyucu, belirtilen metnin hadis olmama ihtimalini göz önünde bulundurmak zorundadır ya da hadis olmasına rağmen rivayetindeki eksiklikler dolayısıyla kısmi farklılıklar taşıyabileceğinin farkında olmalıdır. Bu yüzden ne bilgileri kayıtsız-şartsız doğrulama, ne de reddetme imkânına sahip değiliz.

 

Ne yazık ki, tamamen problemsiz kaynaklarla bir tablo elde etmek pek mümkün görünmüyor. Titiz okuyucu, tüm bunları bir kenara bırakıp, tamamen ilgilenmeme yolunu seçebilir ve bu konuda hiçbir sorumluluk altına da girmez. Ama özellikle sosyal bilimler alanındaki neredeyse tüm çalışmaların buna benzer bilgiler üzerinde yürüdüğü ve sosyal bilimlerin bu şekilde ilerlediği de gözden uzak tutulmamalıdır. Yukarıda bahsedilen problemlerine rağmen, verilen hadislerin bize sağladığı bilgiler, çoğu tarih çalışmasında kullanılan bilgilerden daha az güvenilir değildir. Ya da söz konusu bilgilerin, İslam dini dışındaki dinler tarihi çalışmalarında kullanılan kaynaklardan çok daha güvenilir olduğunu iddia etmek herhalde yanlış olmayacaktır.

 

Özetle, problemlerine rağmen, temkinli davranmak ve detaylara dalmamak şartı ile metinleri karşılaştırıp, farklı bilgileri birbiriyle teyit ederek yaklaşık bir tablo elde etmenin imkân dâhilinde olduğu kanaatindeyiz. Yine de çalışmanın, - dini metinleri kullansa da- din alanında bir çalışma değil, geleceğe ait projeksiyonlar içeren bir tarih çalışması olarak kabul edilmesi herhalde daha uygun olacaktır.

 

YARARLANILAN KAYNAKLAR ve KISALTMALARI

RE   Ramuz el-Ehadis. 

SU   Suyuti Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri (Celaleddin Suyuti)

GT   Geleceğin Tarihi. Orhan Baytan. 

ÖÖT Ölüm Ötesi Tarihi – El Bidaye ve’n Nihaye. İbn Kesir. Çağrı:2001

GA   Hz. İsa'nın Geliş Alametleri. Adnan Oktar

İM    Hz. İsa ve Hz. Mehdi Bu yüzyılda Gelecek. Adnan Oktar

GH  Gaybi Haberler. http://gaybihaberleri.blogspot.com.tr/2013_02_01_archive.html 

Kaynakları karşık ve çok iyi belirtilmemiş. İhtiyaç duyulmadıkça başvurmamayı tercih ettik.

ME Alametleri ile Birlikte Beklenen Mehdi (as). Muhammed Cevad Horasani. Eiam Rıza Dergahı 2016

Şii kaynaklı. Bu yüzden alıntıları farklı renkle gösterdik.

​KA Kıyamet Alametleri. Muhammed el-Hüseyni. Pamuk Yayınları

SS Son Savaşın Ayak Sesleri. Enver Baytan. Mevsim:2016